KIRTASİYE HABER

Türkiye'nin ilk kırtasiye haber sitesi

  • RSS
  • Delicious
  • Digg
  • Facebook
  • Twitter


Giriş


Bu yazının amacı sınav yayıncılığının kimler tarafından yapıldığına değinmek ve yapılan çalışmaları hakkında kısaca bilgi vermektir. Yayınevlerine yönelik herhangi bir eleştiri veya methiye değildir. Mümkün oldukça genel özellikleri üzerinde duruldu. herhangi bir yayın ve kurum adı verilmeden genel bir değerlendirme yapılmıştır.

Yapılan sınav yayıncılıkları arasında okuyucu kolaylıkla karşılaştırma yapabilecektir. Tabii okuyucunun sınav yayıncılığı üzerine az çok bir bilgiye sahip olmalıdır. Değindiğimiz kısa notlarla okuyucu kendine uygun ürünleri çıkaran yayınevlerinin hangileri olabileceği kanaatine varabilecektir. Ancak okuyucunun yayıncılar arasında ayrım yapabilmesi için muhakkak bir ön araştırma yapması gerekecektir. İnternet üzerinde yapılacak araştırmaların sağlıklı sonuçlar vermeyeceğini hatırlatalım. İnternet üzerinden değil de eğitim sektöründe bulunan insanlara danışılması daha sağlıklı olacaktır.Eğitim sektöründe bulunan uzmanlara danışılırken de dikkatli olunmalıdır. Çünkü ölçülerin mihenk taşı çok farklılaşmıştır…

Bu yazının bir amacı da eğitim sektöründe bulunan insanların, sektördeki gelişmeleri bilme gerekliliği hatırlatmaktır. İçinde bulunduğu sektöre yabancı kalanların zamanla sektörden geriye düşeceği muhakkaktır. İleriye yönelik projelerin üretilmesi en kolay yolu kurumların kendi sektörlerindeki gelişmeleri takip etmekle olur. Rekabetin yoğun olduğu bir alan da hızlı ve seri düşünülünerek hareket etmek zorunluluk haline gelmiştir. Gelişmeleri takip etmeyen-edemeyen idareci yetersiz ve başarısız yönetici demektir.




Geleneksel Sınav Yayıcılığı


Dershane, kolej ve okullardan bağımsız olarak faaliyet gösteren kurumlardır. Öğretmen kadrosu, editör ve yayın yönetmeni gibi kadro yapılanması yoktur. Bu yayıncılığın başında bulunanların eğitim sektöründen doğrudan bağlantıları olmadığı gibi eğitim sektöründen gelme de değillerdir. Kitap vb. çalışmalarını dışarıya ya bağımsız çalışma yapan öğretmenlere verilen siparişlerle ürünler hazırlanır.

Geleneksel sınav yayıncılığı yapanların, hazırlanan ürünler üzerinde denetimi, ürünlerin kalitesi, niteliği, müfredata uygunluk konularında ciddi çalışmaları yoktur. Modern öğretim yöntemleri üzerine yeni açılımlar, eğitimde alternatif öğretim biçimleri konularında yenilikçi değillerdir. Öğretmenlerin hazırladığı ürünler olduğu gibi dizgiye verilerek hazırlanır. Eğitim-öğretim ve müfredat konularında uzman bir editörün kontrolü olmadığı için her şey öğretmen ve dizgi ekseninde şekillenir. Farklı öğretmenler tarafından çalışmaların değerlendirilmesi ve tashihi söz konusu değildir. Hazırlanan üründe birçok dizgi ve tashih hatasının yanında müfredat açısından tutunda soruların yanlışlığından, bilgi eksiklere kadar birçok konu da sorunlarla karşılaşılabilmektedir.

Bu tarz yayıncıların genel kitlesi perakende satış üzerinden okullara yöneliktir. Dershanelere, kolejlere ve özel okullara yönelik ciddi çalışmaları yoktur. Var olan ürünlerin yukarda belirttiğimiz nedenlerden dolayı yetersiz kaldıklarından ilgi görmemektedir.

Geleneksel sınav yayıncıları, yıllardır oluştukları bayilik sistemi veya çalıştıkları kırtasiyelerle belli bir potansiyele ulaşmışlardır. Daha geniş kitlelere ulaşma hedefi ve amacı yoktur. Adeta kendi kabuklarına çekilip, kendi yağlarıyla kavrulurlar. Ulusal, bölgesel ve yerel reklam, tanıtım çalışmaları yoktur. Dediğim gibi belli bir bölgeye ya da çevreye hitap ederler.

Ürün çeşitlilikleri sınırlıdır. Okul öncesi, İlköğretim I. Kademe ve II. Kademeye yönelik ürün çıkarılır. Nadir olarak da ortaöğretime yönelik çalışmalarda yapanlar vardır.

Ürünlerin çoğu siyaha beyaz olarak beyaz kağıda basılır. Son dönemlerde renkli baskılara geçilmeye başlandı. Ancak kullanılan punto, font, grafik ve mizanpaj  gibi teknik çalışmalarda zayıflardır. Değişikliğe gitme konusunda yaratıcılık arayışında olanlar azdır.

Grafik ve dizgi genelde sınav yayıncılığa uzak kişilerce yapıldığından ürünlerin sayfa düzeni, şekil, grafik gibi teknik çalışmalar diğer sınav yayıncılık ürünlerin hayli gerisinde kalmalarına neden olmaktadır.

Yalnız son bir yıldır geleneksel sınav yayıncılığı eğitim sektöründeki hareketliliklerden etkilenerek kendini yenilemeye başlamıştır. Ürün kalitesinde çok değişiklik olmasa da görsellik ve basım kalitesinde iyi bir çizgiye doğru ilerlediğini söyleyebiliriz. Küçük ölçekte olsa da reklam-tanıtım çalışmaları yapılmaya başlandı.

Geleneksel sınav yayıncılığı en büyük eksikliği alanında uzman öğretmenler tarafından ürünlerin hazırlanmamasıdır. Soru yazmak ve konu içerikli kitap hazırlamak hem zor hem de tecrübe isteyen bir alandır. Titizlik ve sistem gerektiren kitap çalışmalarının baştan sağma ve öylesine hazırlanması öğrenci ve veli tarafından sıkıntılara neden olmaktadır. Ve tepkiler oluşmaktadır. Böyle olunca da ürün olumsuz tanıtımlar nedeniyle zamanla piyasadan kalkmaktadır.ikinci bir konu ise geleneksel yayıncılığa çalışan öğretmenlerin yetersizliğin en belirgin ispatı bahsi geçen öğretmenlerin sınav yayıncılığı yapan başka kurumlarda çalışamamadır.

Geleneksel sınav yayıncıları hazırladıkları kitap, deneme ve testlerin gerek hazırlık aşamasında gerekse baskı öncesi ve sonrasında ürünlerinin öğrenci üzerinde denenmemesidir. Ürünler test edilmeyince de ürünün kalitesi belirlenemiyor. Yanlış ve hatalı soru ve bilgileri tespit etmek zorlaşıyor. Hata oranın azaltmanın en iyi yolu, ürünlerinin öğrenci üzerinden denenmesidir. En iyi tashihi her zaman öğrenci yapar.


Amatör Dershane Sınav Yayıncılığı


Tek veya birkaç şubeden oluşan dershanelerin sadece kendi öğrencilerine yönelik hazırladıkları yaprak test, deneme ve çalışma kitaplardır.

Dershanenin öğretmeni tarafından sorular ve metinler hazırlanır. Öğrencilere uygulanır. Perakende veya toptan satışı yoktur. Özel baskılar yapılmaz. Baskı makineleri veya fotokopi yoluyla öğrenci sayısı kadar ürünler basılır.

Ürün çeşitliliği yoktur. Genelde yaprak test, deneme ve konu tarama testleri şeklindedir. Dizgi genelde kurum için yapılır…

Dershane öğretmenler anlaşma yaparken eğitim-öğretim dönemi içinde belli bir soru sayısı hazırlama şartıyla anlaşma yapar. Öğretmen genelde konuların işleyiş sırasına göre soruları hazırlar. Soruların hazırlanışında çok ciddi bir çalışma  ya da emek gösterilmez. Zümre bir öğretmen bazen de bir iki öğretmenden oluşur. Böyle olunca da soruların başka bir öğretmen tarafından denetlenmesi veya bir sistemin oluşturulması söz konusu değildir. Öğretmen merkezlidir. Her şey öğretmenle başlar öğretmenle biter.

Kurumların böyle bir eğilim göstermelerinin nedeni materyal maliyetini azaltmak ve öğrenciye fazladan kaynak sağlamak ve öğrenciye kendi öğretmeninden hazırladığı kaynakla seviyesini daha iyi ölçmek amaçlanır.


bu kaynakların hazırlanışında öğretmen çoğu defa farklı kaynaklardan kes-yapıştır yapabildiği gibi farklı kaynaklardaki sorular üzerinden biraz değişiklikler yaparak da hazırlayabilmektedir.

Kurumda ölçme değerlendirme birimleri pek yoktur. Sonuçlar el yordamıyla hesaplanıp, pek geçerliliği olmayan değerlendirmeler yapılır. Öğrenci için tek avantajlı tarafı ise soruların ister özgün ister kopya edilsin öğretmeni tarafından hazırlanıp öğrencinin seviyesine yönelik oluşudur. İşlenen konular, öğrencini bilgisine göre hazırlandığından öğrenci bilmediği ya da görmediği konularla ilgili sorularla karşılaşmaz.

Kaynakların tashihlerini hazırlayan öğretmen tarafından yapılır. Dizgi ise kurum içinde bulunan dizgiciler tarafından yapılır. Tabii bu kes-yapıştır yapmayan kurumlar için geçerlidir. Dizgicinin kurum içinde olmasının iyi tarafı öğretmenin dizgicinin başında durması ve yönlendirmesidir. Özellikle resim, tablo, grafik-çizim gerektiren dersler için önemlidir.

Sorular öğrenci üzerinden test edilse de çok azı piyasada satışa sunulur. Zaten birçok dershane bu çalışmaları arşivlemez. Çoğu ya kaybolur ya çöpe atılır. Bazıları zamanla bilgisayarlardan silinir. Nedeni ise başta da söylediğimiz gibi sadece dershaneye yönelik olup, başka bir amaç hedeflenmemesidir.


Zincir Dershane Yayıncılığı


Eğitim sektöründe veya sınav yayıncılığında ağırlığı olan kurumlardan biridir. İki yönlü çalışmaları vardır. Birincisi isim hakkı verdikleri dershanelere yönelik her yıl yeni ürün hazırlanması, ikincisi perakende satışlar için hazırlanan ürünlerdir. Perakende satışı için hazırlanan ürünler bazı kurumlarca her yıl yenilenirken, bazılarında ise uzun süre yenilenmeden tekrardan satışa sunulur. Zincir dershane yayıncılığı yapanlar, ürünlerinin beğenilmesi ve belli bir kaliteyi yakaladıktan sonra farklı isimler altından da yeni ürünleri de piyasaya sürmektedirler.

Çoğu kere yayınevi isimiyle dershane isimleri özdeştir. Markalaşmış isimlerdir. Ulusal, bölgesel ve yerel reklam-tanıtım çalışmaları mevcuttur. Bütçelerinin büyük bir bölümünü reklama ayırırlar. Belli bir sistem ve ilkeleri vardır. Yayınevi dershane bünyesinde olsa da tamamen ayrı bir kurum işleyişi vardır. Yayınevi dershaneden ayrı bağımsızdır. Yayınevinin, yayın yönetmeni, editörü ve zümre başkanları vardır. Bunlar tamamen yayıncılığa yönelik çalışmalar yaparlar. Zincir dershane yayıncılarının bazılarında kendi öğretmen kadroları vardır. Mesai ile çalışırlar. Tek işleri ürün hazırlamaktır. Derslere girmezler. Bazı kurumlarda ise, dershane öğretmenleri soruları hazırlar, ürünler editör veya zümre başkanlarının denetiminden geçer. Bazıları ise hem dershane öğretmeninden hem de yayınevi bünyesinde belli branşlar da öğretmen çalıştırır.

Sıkı bir denetim mekanizması vardır. Sorular önce kurumdaki öğrenciler üzerinden test edilir. Yalnız kuruma bağlı birçok zümre öğretmeni olduğundan kalabalık zümreler vardır. Sorular birçok öğretmenin elinden geçerek, zümre başkanın onayından sonra sorular öğrencinin karşısına çıkar. Sorular öğrenciye uygulandıktan sonra perakende satışa çıkarılır. Böylece hata oranı daha az soru niteliği artmış, müfredata uygun olarak ürün hazırlanmış olur.

Ancak son dönemlerde zincir dershane yayıncılığı –ilerde de değineceğiz- sektörde Pazar alanı giderek daralmaktadır. En önemli nedenlerden biri zincir dershane yayıncılığı yenilikçi arayışlardan uzak kalışı ve niteliği koruyamamasıdır.

Zincir dershane yayıncılığı, daha çok dershanelere yönelik çalışmaları ön plana çıkarmaktadır. İsim hakkı verdikleri kurumlara her yıl yeni ürün verme zorunlulukları vardır. Bu da sürekli ürünleri yenilemek demektir. Yükleri ağır olunca çalışma yöntemleri de profesyonelliği şart koşmaktadır. Çünkü yayınevlerinin en büyük gelir kaynağı kurumlardır. İkinci aşamada perakende satışlar gelmektedir. Zincir dershanelerin bir kısmı perakende piyasasında başarılı olamamaktadır. Kurum sayılarını artıran ama perakende satışları durma noktasına gelen birçok zincir dershane sınav yayıncılığı vardır. Ancak markalaşan bu kurumlar öğrencinin zihninde şartlanmışlık oluşturduğundan belli bir kuruma gitme zorunluluğu varmış gibi gelmektedir. Marka demek kabullenmek demek olunca içeriğin önemi azalmaya başlamıştır. Öğrenci, veli ve eğitimci kırtasiye veya kitapevine girdiğinde arkadaşının, öğretmenin ve televizyonda reklamını gördüğü isme yönelmektedir. Hatalar, yanlışlar olsa da marka isimler olduklarından pek önemsenmemektedir. Popüler kültürün markalaşmaya kazandırdığı yanlış anlayışlardan biri bu olsa gerek.

Zincir dershane yayıncılığı, sektörde ürün çeşitliği yönünde sıkıntısı olmayan tek yayıncılıktır diyebiliriz. Soru bankaları, denemeler, yaprak testleri, konu anlatım kitapları, çalışma kitapları, dergiler, fasiküller vb. birçok çeşitle öğrenciyi kuşatmaktadırlar. Böylece öğrenci aradığı her şeyi bulabilmektedir. Bu da diğer yayınevlerinde olmayan büyük bir artıdır. Talepleri rahatlıkla karşılayabilen zincir dershane sınav yayıncılığı ürün çeşitliği nedeniyle farklı öğrencilere farklı ürünler satabilmektedir. Birini beğenmeye, diğerini beğene bilmektedir. Bu yayınlarda standart bir kalite veya kalitesizlik var söyleyemeyiz.

Zincir dershane yayınları, ağırlıklı olarak sayısal derslere önem vermektedirler. Sayısal derslerde başarı sağlamak zor olduğundan yayıncılar kendilerini sayısal alanda ispatlamaları durumda seslerini duyurmaları kolaylaşmaktadır. Sözel derslere, sayısal dersler kadar önem verilmemektedir.

Kurumlara gönderilen ürünlerde bölgesel ayrıcalıklar olabilmektedir. Bazı bölgelere orta ölçekli yayınlar gönderilirken, bazı bölgelere daha iyi yayınlar gönderilebilmektedir. Veya tanıtım amaçlı giden ürünlerle, anlaşma sonrası giden ürünler farklı olabiliyor. Bu kısım yazının amacının dışında kaldığından geçiyoruz.

Görsellik ve dizgi konularında çok başarılı ve yenilikçi olduklarını söyleyebiliriz. Ekonomik durumların dolayı teknoloji en üst seviyede kullanabilmektedirler. Kendilerinden sonra gelen orta ölçekli yayıncıların daha yaratıcı olmalarını konusunda zorladıklarını söyleyebiliriz.

Eğitim sektörü canlı ve hareketli bir alandır. Sürekli yenilenmeyi zorunlu koşar. Bundan olsa gerek yirmi-otuz yıllık geçmişi olan kurumlar bugün sınav yayıncılığı alanında yenilikleri takip edemediklerin tarihe karışmak üzereler. İmajları ve kaliteleri tartışılmaz sanılan bu kurumlar orta ölçekli kurumların titiz çalışmaları, yenilikçi eğitim modülleriyle rekabet edemez durumuna doğru gidiyorlar. Ve bu orta ölçekli yayıncılar zincir olma yolunda ilerliyorlar.

Zincir dershane sınav yayıncılığı yapan bazı kurumlar dershaneciliği bırakarak sadece yayıncılık yapmaya başlamıştır.

Zincir dershane sınav yayıncılarının çoğunun kurucuları ve yöneticileri eğitim sektörün dışındaki isimlerden oluşmaktadır. Bazı yayın yönetmenleri öğretmen kökenli olabiliyor. Bir kısmı rehber öğretmenden oluşmaktadır.


Dağıtım Merkezli Sınav Yayıncılığı


Eğitim sektörünün, genel demiş baş ve materyallerin kırtasiye ve kitapevlerine ulaşımını sağlayan dağıtımcılar, yayınevlerinden ve diğer kurumlardan aldıkları ürünlerinin dağıtımın için kurumlardan dağıtım bedeli olarak ıskontolar alırlar. Dağıtımcılarda ıskontolarının bir kısmını ürün verdikleri kırtasiye, kitapevleri gibi satış yapan yerlere verirler. Dolaysıyla dağıtımcıların ıskontoları azalmış oluyor. Eğitim sektöründeki kar oranlarını gören dağıtımcılar, belli bir bayii sayısına da sahip olunca daha fazla kar etmek, ıskontolarını düşürmemek için sınav yayıncılığa yapmaya başladılar. Böylece yayınevlerine çalışacaklarına kendilerine çalışmaya başladılar.

Dağıtımcı merkezli sınav yayıncılığı yapanlar adından anlaşılacağı gibi asıl işleri dağıtım. Eğitim sektöründen yakından uzaktan alakaları yoktur. Tek bağları(ki bağ denirse) sınav yayıncılığı yapan kurumlardan aldıkları ürünleri, belli yerlere ulaştırmaktır. Ve kendilerinden alış-veriş yapan öğrenci, öğretmenlerdir.

Dağıtımcı merkezli sınav yayıncılığı yapanlar, ürünlerini sipariş yoluyla hazırlarlar. Bir editörün ya da yayın yönetmenin denetiminden ürünler geçmez. Dağıtımcılara ürün hazır ve basılmış gelir. Dağıtımcı merkezli yayıncılar, hazırlanan ürünlerin, hazırlanışını bile görmezler. Görme gereği de duymazlar. Kim, nasıl ne şekilde yazdı, soruların niteliği, müfredata uygunluk var mı, soru kalıpların doğru mu ve içerik nasıl gibi konularla ilgilenmezler. Merak etmezler. Merak etseler de anlamazlar, bilgileri yoktur. Çünkü alanları değildir. Onlar için önemli olan bastıklarını ürünü bir defaya mahsus olsa da pazarlamak, satmaktır.

Dağıtımcı merkezli yayıncılar, piyasaya çok çeşitli ürünler sürmezler. Kendilerini riske etmeyecek, kolay satabilecek ürünlere öncelik verirler. Bunlarda yaprak test, deneme az da olsa bazen kitaptır. Sınırlı baskılar yapılır. Tüketebileceklerine inandıkları sayıda baskı yapılır.

Bu yayıncılıklar uzun ömürlü değildirler. Çünkü asıl işleri dağıtımcılıktır. Eğitim sektörünün dışında oldukları için hazırladıkları ürünlerde birçok hatalı ve yanlış sorular, eksik bilgiler vardır. Böyle olunca ürünlerin beğenilmesi zor olduğunda, ürünler piyasada tutulmamaktadır. Tutulmayınca da ürünlerin ikinci baskıları yapılmamaktadır.


Öğretmen Merkezli Sınav Yayıncılığı


Dershane sektöründe çalışmış, çeşitli yayınevlerine ürün hazırlamış ve yayınlanmış eserleri olan öğretmenlerin bir araya gelerek oluşturdukları yayıncılıktır.

Özel sektörün getirdiği sıkıntılardan bunalmış, sıkılmış öğretmenlerin kendi işini yapma isteği ve daha iyisini yapabileceği düşüncesi ile, diğer bir kısmı da sektörde çalışmaya devam eden ama benze nedenlerle yayıncılık işine girmişlerdir. Bazıları da özel ders veren ve eğitim merkezlerinde çalışan veya işleten öğretmenlerden oluşmaktadır.

Alan hâkimiyeti iyi olan ve özgün düşünceleri olan öğretmenlerin mali kaynaklarının sınırlılığından dolayı karşılaştıkları zorluklar nedeniyle ürünleri sınırlı sayıdadır. Çeşit çok azdır.

Bağlantıları az olduğundan, yayıncılık piyasasına yabancı olduklarından ve işleyişe fazla hakim olamadıklarından dağıtımcılar tarafından pek ilgiyle karşılanmazlar. Her ne kadar ürünlerine güvenseler de, farklı olduklarını, ürünlerinin çok kaliteli olduklarına söyleseler de dağıtımcılar için bunlar pek anlam ifade etmez. Çünkü dağıtımcılar sürekli böyle durumlarla karşılaştıklarından temkinli yaklaşırlar. Dolaysıyla öğretmen merkezli sınav yayıncıları dağıtım konusunda ciddi sorunlarla karşılaşırlar…matbaa, kağıt sektörüne, dizgi, bilgisayar programlarına ve resmi prosedür gibi birçok şeye yabancı olduklarından sıkıntılarla karşılaşırlar. İdari alanındaki eksikleri nedeniyle sıkıntılar yaşarlar. Bahsettiğimiz nedenler ve burada sayamadığımız birçok gerekçeden dolayı ve özellikle de maddi güçlerinin zayıflığı özgüvenlerinin kaybetlerine ve fazla ciddi bir varlık gösterememelerine neden olmaktadır.

Öğretmen merkezli sınav yayıncıların idari yapısının tamamı öğretmenlerden oluşturulmuştur. Farklı branşların veya aynı branştaki öğretmenlerin bir araya gelmesiyle yapı kurulmuştur. Kendilerini çevrelerine ve piyasana kanıtlamak için çok caba sarf ederler. Onundan dolayı hazırladıkları ürünler üzerinde titreyerek adeta çocuklarıymış gibi yaklaşırlar. Farklılık adına zihinlerini çok yorarlar. Değişik, farklı şeyler ortaya koyma azimlerini tarif etmek zordur. Ortaya çıkan ürünlerin çoğu nitelikli olsa da, istenen kitleye ulaşmadıklarından fazlasıyla hayal kırıklığına uğrarlar.


Kültürel Yayıncılık Merkezli Sınav Yayıncılığı


İsminden de anlaşılacağı üzere kültürel kitap, dergi, çıkaran yayınevlerinin eğitim sektöründeki kar getirini görerek sınav yayıncılığına girmeleridir.

Bu yayınevleri kurulmuş bir düzenleri ve işleyen bir tezgahları vardır. Ancak grafik ve tasarımla beraber editörleri ve yayın yönetmenleri eğitim sektörüne tamamen yabancıdırlar. Kültürel yayıncılar, personellerin sınav yayıncılığı konusunda yapabileceklerini kendileri, yapamadıklarını dışarıya iş verirler. Yıllardır yayın sektöründe bulunduklarından bağlantılar konusunda sıkıntılarla karşılaşmazlar. Ürünleri dışarıya yazdırıp, basarak piyasaya dağıtırlar. Eğitim sektöründe bir marka olma düşünceleri yoktur. Zaten kültürel yayıncılıkla beraber sınav yayıncılığı yapan yayınlar azdır.

Hazırlanan ürünler dışarıda hazırlanıp, basıldığı için yayınevinin doğrudan ürünleri inceleme ve denetme imkanı yoktur. Dolaysıyla hazırlanan ürünler konusunda doğrudan öğretmene bağlılık vardır. Maliyetleri düşürmek adına öğretmen seçiminde pek seçicilik aranmaz. Öğretmenlerin çalışmalarıyla sınırlı kalırlar. Ürünlerin öğrenciler üzerinde denenme şansı yoktur. Ürünler üzerinde ciddi tashihler yapılmaz. Hatta ürünlerin bazılarının ham haliyle yayınlandığını söylersek abartmış sayılmayız. Durum böyle olunca ürünlerde hata oranları çok olduğu ürünlerle karşılaşabiliyoruz. Tabii piyasaya  temiz ürünler süren yayınlarda yok değildir.

Dizgi konusunda orta ölçekli başarıları mevcuttur. Baskı konusunda kalite ve kalitesiz baskılar vardır…

Kültürel yayıncı merkezli sınav yayıncılığın başında bulunanlar eğitim sektörüne uzak insanlarıdır. Bazı kültürel yayıncılar, sınav yayıncılarının başına eğitim sektöründe çalışmış, tecrübeli idareciler atayabiliyor. Bu tür yayıncılar az ve ileriye yönelik hedef ve projeleri olan yayınlardır.

Sonuç olarak asıl işleri kültürel kitap olan bu yayıncıların eğitim sektörüne yaptıkları katkılar sınırlıdır. Çoğu bir defaya mahsus ürünlerle piyasaya çıkmaktadır. Birkaç yıl varlık gösterip, sonrasında geri çekilmektedir.



Sınav Yayıncılığı ve Promosyon Çalışmaları


Sınav yayıncılıktaki artış sektörde farklı rekabet yolların arayışını da arttırdı. Özellikle yayınlarına güvenmeyen yayıncıların ve sektöre yeni giren yayıncıların dikkatleri üzerine çekmek için promosyon çalışmalarına gerek görenlerdir. Promosyon çalışmaları daha çok yaprak test ve denemeler de rastlıyoruz. Nedeni ise, poşet içerisinde satılan ürünlerin yanında promosyon ürünlerin kolaylıkla verilebilmesidir. Promosyon poşetlerde kolaylıkla görülebilecek şekilde yerleştirilmektedir. Böylece bir ürün fiyatına iki ürün verilmiş-alınmış oluyor. Bu promosyon ürünleri çoğunlukla kitap(öykü, kişisel gelişim, eğitim, sınava yönelik kitaplardır.), CD ve cep kitapçığı vb.dir.

Ürünlerin yanında promosyon olması veliler ve öğrenciler tarafından ilgiyle karşılanmaktadır. İlgiyle de karşılaşınca da promosyonlu ürünler daha çok satılmaktadır. Ürünlerde kalite-nitelik aramayan bir kitle için öncelikli ürünler promosyonlu ürünler olmaktadır. Alıcı ürünü değil, promosyonu önemsemektedir. Eğitim bilincine sahip insanlar az olduğundan ürünleri inceleyip alanlar nadir oluyor. Kitlenin çoğunda eğitime yönelik bir bilgi olmadığından rastle ürünlerin tüketimini artırmaktadır. Yayınevleri de bunu bildiklerinden daha rahat hareket etmektedirler.

Tabii verilen promosyonlar özgün olmasa da öğrencilerin işini kolaylaştıracak çalışmalarda yok değil. Tabii öğrencilerin faydalanmasını bilmesi gerekmektedir. Örneğin denemelerin sesli ve görsel cd.ye aktarılması  öğrencilerin farklı mekanlarda faydalanmasını sağlar veya öğrenmeye görsellik katarak pekiştirilebilir. Sınava yönelik rehber kitaplar öğrencinin ufkunu açabilir, önündeki engelleri görüp, aşabilir. Her şey öğrencinin ve velinin bakış açısıyla başlayıp, bitiyor. Eğer değerlendirecek ipucular aranıyorsa muhakkak verilen promosyonlardan bir şeyler çıkarılır. Yoksa her zaman yapıldığı gibi bir köşe bırakılıp, unutulur.

Promosyon çalışmaları nitelikli ve kaliteli ürünle beraber veriliyorsa güzel bir hediyedir. Aksi ise ayağı kırık masa gibi sizi uğraştırır.


Osman Tatlı


Kaynak

Categories: İnceleme

One Response so far.

  1. Mustafa Bardak diyor ki:

    Müthiş bir yazi olmuş, bizi aydinlattiğiniz için teşekkürler…




Popüler Yazılar

Kitap Bayiliği ve Yanlış Yayınevi Po

KIRTASİYELERİN GÖREVİ SATIŞ MI PAZARLAMA MI? Son yıllarda yayınevleri artık bayilik ...

yenilenme

Yenilenmenin 7 Altın Kuralı

  İşe parlak bir fikirle başlayıp büyük bir emekle geliştiren… Ama ...

suratyayin

Sürat Basım Yayın Bayileri İle Onlin

Sürat basım yayın kırtasiyeler için geliştirdiği bir program ile artık ...

Sınav Yayıncılığı Üzerine Genel D

Giriş Bu yazının amacı sınav yayıncılığının kimler tarafından yapıldığına ...

besiktas-ta-korsan-cd-ve-kitap-baskini-2978895_o

Ha Korsan Kitap Sattınız Ha Esrar Eroi

Türkiyede ki 250 milyon adetten fazla olduğu sanılan korsan kitap ...

Fırsat Köşesi